Hangi isyanı anlatır gözlerin? Hangi suyu çağırır bakışlar? Hangi suç ağır kaçışları bağışlar? Hangi duruş özünü ortaya koyar?Bülent Tüsen
İlk aşkla uçarken güvercinlere. İlk kuğuları yazarken kalbine. İnerken rıhtımına yüreğinin. Bülent Tüsen
Aklım cennetlerinde. Kanadığım. Sen kağıt bir külahtan. Durduğun yerinde. Dönerken Dünyanın varlığını. Suyun dibini geçer Küçük İskender. Suya itilen bir…
İstediği oyuncağı alamayan annesinin. Çocuğuydum ben. Panayır yollarına bakarken. Annesinin elinden tutan.Bülent Tüsen
Ses suya inerdi. Gözler pınarda keskin. Çocuk çoğul şarkılardan inerken. Bekleyen yağmur sessiz. Akardı pınardan şarkılar. Bülent Tüsen
Geceler hücreme sokuluyor. Huzurunda sokaklarda. Geceler çocukluğumun parantezi. Açılıp da kapanan. Yoksulların ışıldayan, kuytularında bekleyen hasretten hanesi. Yalnız mecburların sokak…
Ne de büyük. Ne de güneşsin! Sana şiir yazamam... Isındıkça... Işıklı gölgende! Bu yüzden mutlu- mesut yaşamam. Olmasaydın. Ne? Yapardı…
Sabahın,yarı uykulu. Yollara düştüğün anlarından. Sıyrılamadan. Bindiğin. İndiğin. Otobüsler. Geçidi. Dolanan. Boynuna. Çalışanların.Bülent Tüsen
Çiçek ve yaprak. Dalında güzel duran. Temiz ve renkli. Suda yeşeren. Deniz dibi. Saksıda. Gecede. Kuşta. Aynada. Merdivende. Yüzümde. Tablolardan…
Bakıyorsun duymuyorsun. Ne hakkında konuşuyor? İzliyorsun vücudunu temizliyor kedi. Aynada yaladığı ekmeği yutan görüntüsündeyim.Bülent Tüsen